öylesine..

Dedemin  evi hep tuhaf gelmiştir.Büyük bahçesi her cinsten ağaç ile küçükken uyumaya korktuğum bir yerdi.Ağaçların içinden sanki birisi fırlayıp gelecek gibi hissederdim.Önünden geçen ambulanslar,otobüsler tam bir karmaşaydı benim için.

Ama zevkli yanları yok değildi.
Kayısı,dut,kiraz ağaçlara tırmanmak dedem ile yarış halinde olmak.
Bakkaldan Tekel 2000 alıp üstünü cebe atmak.
Siyah Şahin’de titreyerek yol almak.
Sobalı odalar da uyumak.
Dayımla aksiyonlar içinde olmak
Binbir zahmet ile havuzu temizleyip,doldurduktan sonra suyun bir türlü soğumaması ve yüzemememiz bunlardan sadece bir kaçıydı.
Ama yıllar geçtikçe dedemgile gitme isteği bende azaldı.
Hem dedem hem de ananem yaşlandı.
Dedem hastalandı.
Marketten aldığım sigaralar ile hastaladı,bir türlü bırakamadı zıkkımı.
Ağaçların tepesinde olan dedem şimdi yürüyecek dermanı kendinde bulamıyor.
Siyah Şahin satıldı,Mercedes alındı.
Sobalar kaldırıldı,doğalgaz geldi.
Dayım uzaklara gitti.
Dut kesildi.
En son ne zaman havuzda yüzemediğimi unuttum.
Artık sığmam mümkün değil ama yinede olsun.

Diyeceğim o ki zamanla hayat değişiyormuş,ben ağaçlara çıkamazken dedem tepesindeydi.
Şimdi ben tepesinde dedemse başka alemlerde.
Zaman ne çabuk geçiyor.
Bir gün belki bende aynı sahneyi yaşayacagım.
Bakalım hayırlısı.
Bu yalnızlık ile biraz zorda.
Neyse bakalım.

  1. kubragurel bunu semazen kullanıcısından yeniden blogladı
  2. semazen bunu gönderdi